Bir sektörün büyümesi ve gelişmesi için internetten de kendini tanıtması gereklidir. Günümüzde hemen hemen bütün işlerin internet üzerinde yapıldığı kaçınılmaz bir gerçektir. Bugün artık içerisinde dijital maceraların yer almadığı bir pazarlama kampanyası daha başlarken kaybetmek anlamına geliyor.
Dijital pazarlamada bahsettiğimizde sosyal medyayı, sosyal medyadan bahsettiğimizdense Facebook’u hesaba katmamak büyük bir yanlış olur.
Dijital pazarlamada yapılan hatalar tüm profesyonellerin gözden geçirmesi ve notlar olarak okuması gereken bir kaynak olarak ortaya çıkıyor. Şimdi bazı hataları sizlerle paylaşalım. Hataların birincisi aylık pazarlama bütçesinin yeni teknikler, kanallar ve fikirler için kullanılmıyor olması. Çünkü değişmekten ve farklılıklardan çok korkuyoruz. Yeninin fırsatından ziyade bilinmezliği gören bu gözler şirketlerin hala Adwords’e para harcamasına, e-posta ile müşterilerini bilgilendirmelerine, sadakat kampanyaları ile tüketicileri elinde tutmasına yol açmaktadır. İkinci büyük hata ise şirketlerin hızlı fonksiyonel ve mobil kullanıma uygun web site sahibi olmaması olarak gözümüze çarpıyor. Hatalardan üçüncü sırada yer alan web sitelerdeki flash kullanımı çılgınlığı. Evet, çok yaratıcı bir tasarımla sitenizin flash formatında olması siteyi hazırlayan ajansa ödül kazandırabilir ama tüketicilerin bu konuda ne kadar isteksiz ve mutsuz olduğunu öğrenmenizde size ufak çaplı bir sürpriz yapabilir. Flash ile hazırlanan web sitelerinin yavaş işlemesi onların kullanışlığının çok önüne geçiyor ve böyle bir memnuniyetsizliğin ortaya çıkmasını sağlıyor. Hataların büyüklerinden olan dördüncü hata ise web sitelerinin karşılayamayacağı bir takım önerilerin dijital pazarlamada var olması durumu. Reklam linkinde dünyanızı değiştirmeyi vadeden sözler ile linki takip ettiğinizde karşınıza çıkan sitenin yapabildikleri arasındaki ciddi fark bir trafiğin oluşmasını ama aynı zamanda kullanıcıların sizden hoşlanmamasını sağlıyor. Beşinci büyük hata ise dolu, canlı ve bağlantı sağlamaktan aciz bloglara sahip olmak. Artık neredeyse her televizyon reklamında ve basılı ilanda görmeye alışkın olduğumuz web sitesi veya sosyal medya sitesi fan sayfalarına olan yönlendirmeler bloglarda ve şirketlerin web sitelerinde olmalı ve şirketler tüketicileri ayağına çağırmak yerine onların ayağına gitmeyi tercih etmeli. Altıncı hata ise facebook ve twiter sayfalarında sadece duyurum yapmak ve sanki bu maceralar basın bültenlerinin yayınladığı yerlermiş gibi davranmak olarak gözüküyor.








