Dijital reklam reklam kampanyalarının performanslarıyla ilgili somut sonuçlar verebilmesi ve bütçelerini nereye harcamaları gerektiği ile ilgili yönlendirme yapabilmesi açısından pazarlamacılar tarafında tercih nedeni haline geldi.
Ancak pazarlamacılar artık fark ediyorlar ki en çok ölçümlenebilen reklam mecrası zannedildiği kadar da şeffaf değil. Firmalarda sonuç olarak reklam bütçelerini dijitale kaydıran ve medya stratejilerine dataya çok fazla güvenen markalar üzerinde baskı artıyor. Bir marka için doğru reklam modelini anlamak çok meşakkatli bir yoldan geçiyor. Don yıllarda en çok konuşulan konular arasında her medya kanalının performansının değerlendirilebilmesi de yer alıyor. Hangi reklamlar geri dönüş sağlıyor? Bunun cevabının iyi bilinmesi gerekiyor.
Bu yazımızda sizlere fikir vermesi açısından en çok tercih edilen reklam modellerinden bahsedeceğiz. İlk olarak Full Funnel Attribution reklam modelinden bahsedelim. Teorik bir çözüm olan Full Funnel Attribution tüketicinin her aşamadaki davranışlarına değerler verir. Bu sayede her reklamla ilgili önemli veri elde edilmiş olur. Hedef kitle bir reklamı gördüğündeki tüm davranışlarını tespit eder ve bu veriler sayesinde daha hedefli reklamlar yapılmasına olanak sağlar. Aynı zamanda bu model yalnızca satış odaklı değildir. Araştırmalarda elde edilen bu verilerle marka bilinirliği sağlayan reklamlar tespit edilerek daha uygun reklamlar da yaratılabilir.
İkinci bir reklam modeli ise Last Click Attribution. Bunun anlamı son tıklamayı değerlendirme olarakta biliniyor. Bu modelde Tüketicinin son tıkladığı reklama değer verilir. Bu modelde Son gördüğü reklam öncesinde tüketiciyi etkileyen diğer reklamlara önem verilmez. Firmalarca Ürünün yalnızca son tıklanan reklam sayesinde satın alındığı varsayılır oysa ki tüketici bu reklama tıklamadan önce de bu ürünü alma niyetinde olabilir.
Üçüncü reklam modeli ise Post-View Attribution. Bu modelde de Reklamın son görüldüğü yere değer verilir. Ancak tüketicinin o son reklamı görüp ürünü almaya karar verdiğinden emin olunamaz. Ayrıca o son reklamı kullanıcı görmemiş bile olabilir.
Diğer bir reklam modeli olan Equal Attribution ise Ürünlerin satın alınmasında görüntülenen veya tıklanan her reklamın eşit değeri olduğu varsayılır. Bütün bunların firmanıza uygun olup olmadığına ise sizin reklam departmanınız karar verir.
Diğer bir reklam modeli ise Fractional Attribution. Bu modelde İlk gösterilen reklam tanınırlığı arttırdığı için en değerli olandır. Bu modelde satış genellikle ilk reklamın sonucu olarak görülür. Firmalar için bu model genellikle en uygun çözüm olarak görülmektedir.
Yazımızda bahsettiğimiz modeller ile ilgili tek bir model iyidir şeklinde yorum yapmak oldukça zor. Kimi firmalar için satın alma en önemli faktörken kimi firmalar için ise marka bilinirliğini arttırmak en önemli olarak düşünülebilir. Firmanın İçinde bulunulan sektör ve firma amacı göz önünde bulundurulduğunda uygun reklam modeli değişiklik gösterecektir. Bu noktada önemli olan doğru yerde doğru kararı verebilmektir.
Reklam esas itibariyle hedef aldığı tüketici kitlesi üzerinde belirli bir etki yaratmak ve bu kitlenin düşünme ve alışkanlıklarını etkilemek yolu ile satın almaya yönlendirmek ve işletmenin karlılığını arttırmak amacını taşır. Firma malların tüketici nezdindeki fayda maliyet dengesini reklam yolu ile işletme açısından daha karlı olacak biçime dönüştürmüş olur. Bu nedenle reklam modelinin hem firma için hem de tüketici için önemi büyüktür.
Reklam modelinin hedef aldığı tüketici kitlesinin doğru biçimde tanımlanması, titizlikle ve olabildiğince, reklamın yaratıcılığına ait çalışmaların yeterli düzeyde özgün biçimde tasarlanması gerekmektedir. Bir reklamın iletişim amacı bilindiği gibi tarafsız bir iletişim değil tam tersine üretici tarafından bilinçli olarak yönlendirilmiş biçimlendirilmiş bir iletişimdir.








