Marka ve medya günümüzde birbirlerine en yakın iki kavram olarak hayatımızda yer edinmişlerdir. Markaların pazarlama politikalarını ve ürün tanıtımlarını en kolay ve etkili bir şekilde tüketicilerine sunduğu ve iletmek istedikleri mesajları aktif bir şekilde iletmelerine olanak sağlayan medya kuruluşları günümüzde markaların en büyük finansal yatırım alanını oluşturmaktadır. Medya ağının ulaşamadığı tek bir nokta dahi bulunmaması markaları bu yöne itmekte oldukça haklı gözüküyor. Her alanda aktif rol oynayan medya kuruluşları bu konuda fazlasıyla profesyonelleşmiş ve uzmanlaşmışlardır. Marka tanıtımı yapan medya kuruluşları kendi içlerinde markalaşmış ve vizyon sahibi haline gelmiştir.
Büyük bir pazar alanı oluşturan medya ağları markaların ilgi odağı olmuş ve pazarlama stratejilerinde yer edinmişlerdir. Büyük bir firmanın marka değerlerini ve ürün kalitesini en üst seviyede görsel duyusal olarak bir çok alanda etkilemeyi başarmış ve hatta daha da ileri gidere tüketicilerin bilinç altına çeşitli mesajlar bırakarak markaları zihinlerimizin en içlerine kazımayı başarmışlardır. Örneğin fiziksel gücün, enerjinin ve ekstrem olayların en güçlü simgesi haline gelen Redbull dünyada geliştirdiği pazarlama politikası bunun en büyük göstergesidir. Felix baumgartner 36 Km’lik atlayışında 4,36 saniye boyunca üzerinde Redbull yazan bir kıyafet ile rekorunu kırdı ancak tek rekor kıran Felix değildi. Milyonlarca hatta milyarlarca insan orada Redbull’un belki de en iyi medya kuruluşunun bile yapamayacağı ulaşamayacağı bir kitleye ulaşarak büyük bir reklam hareketinde bulunmayı başarmıştır.
Medya organları da bir çok markanın üzerinden kendi reklamlarını da yapma imkanı bulabilmektedir.Adeta bir birleri için çalışan bu kuruluşlar üretim ve tüketim alanında ciddi bir köprü oluşturmayı hatta vazgeçilmez olmuştur. Medya markalar arasında ki rekabet ortamını artırırken üreticilerin her seferinde daha iyiye yönelmesini daha iyiyi üretme çabasına girmesini de sağlayarak biz tüketicilere gelişmiş ürünler ve teknolojilere sahip olma imkanı da sunmuştur. Firmalar arasında ki bu rekabetçi politikayı destekleyen medya organları bizlere seçim yapma kolaylığını ve markaların kendilerini geliştirmeye itmektedir.
Belki de medya organlarının en güçlüsü olan hemen hemen hepimizin aktif kullandığı ve hayatımızdan çıkaramadığımız ve çıkartmak istemediğimiz bir alanı daha var ki buda markaların en büyük destekçisi haline gelmiştir. Sosyal medya üzerinden yapılan satışlar ve reklamlar fiziksel yapılan satış ve reklamlara göre kat ve kat daha yüksektir. Bu durumun en büyük sebebi sosyal medya kullanımında bir sınırlama olmaksızın hemen herkesin bu dünyaya adım atabilecek olması ve sadece onlara verilenden çok daha fazlasına ulaşabilmesine olanak sağlamasıdır. Medyanın sadece markadan tüketiciye olan iletişimini boyut değiştiren sosyal medya markaların üretimlerini tüketicilerin taleplerini öğrenerek ve üstün bir geri bildirim sayesinde isteklere karşılık verebilecek şekilde üretim yapmasına da olanak sağlar.








