Yazarların, mimarların, reklamcıların beslendiği tek yer var o da kendileri. Kendi düşünceleri. Bu kişiler ne kadar düşünürlerse o kadar varlar ve o kadar fazla kazanırlar tabiri caizse. Ancak bu tür işler, beynin yapısından dolayı zaman zaman durağan dönemlere girebilir, bu dönem uzadığı takdirde ise bunun bir psikolojik hastalık halini aldığını söyleyebiliriz.
İlkokuldan itibaren hocalarımızın bize empoze ettiği şey, fikirlerimizi açıkça ifade etmemiz gerekliliği. Her ortamda kendimizi ifade edebilmek ve yeni fikirler yaratmaktan korkmamak. Ancak bu iş mesleğe dönüştüğünde ve sürekli bir yaratıcılık gerekliliği söz konusu olduğunda, çok zor bir süreç bu kişileri bekliyor. Çünkü yeni bir fikir, rahat bir beyinden ortaya çıkar. Ancak iş ve zaman baskısı, beyni kısıtlamakta ve yaratıcılığı engellemekte. Bu ilerleyen dönemlerde de bir sendroma dönüşebilmekte. Bunu aşmanın en iyi yolu gene kendinizi dinlemekten geçiyor. Beyninizi rahatlatabileceğiniz bir eylem, zaman kaybı değil sizin için ekstra bir motivasyon kaynağı olacaktır. Örnek verecek olursam, bir yazar için doğa yürüyüşü böyle bir motivasyon olabilecekken, bir reklamcı için bir kitap okumak aynı etkiyi verebilmektedir. Kimini yoran şey, kimisi için dinlenme yolu olmaktadır. Yani bizleri tıkayan şey yaptığımız iş değil, hem aynı noktaya odaklı kalmaktandır. Bazen tıkandığımız noktalarda bir ilkokul öğrencisinin bile görebildiği noktaları kaçırabiliyoruz, bu beynin tek bir noktaya tüm enerjisini aktarmasından kaynaklanmakta. Tüm bunları aşabilmek için sosyal bir aktivite size çok faydalı olacaktır. Eğer durumunuz bunun ötesinde ise psikolojik destek de almaktan çekinmemelisiniz. Çoğu bilim ve sanat adamının psikolojik sorunlar yaşadığını ve tıbbi destek aldığını biliyoruz. Bunun nedeni onların beynini bir noktada çok zorlaması ve bu zorlanmadan kaynaklı tıkanmalar. Hepimiz birer makineyiz ve bunun bakımını yapmakta bize düşüyor. Nasıl bir arabayı uzun bir yol yaptıysak en azından 5-10 dakika dinlendiriyoruz, beynimizin de bir arabadan farkı yok. Beynimizin benzini fikirler, eğer benzinin bittiyse mola vermeli ve deponuz dolana kadar beklemelisiniz. Bir bestekâr sürekli beste yapmalıyım düşüncesiyle yola çıkarsa tek bir yaratıcı beste bile üretemeden günü sonlandıracaktır. Oysaki işleri olağan akışına bıraksa zaten o ilham o kişide vardır ve gün içinde herhangi bir tetiklenmede o beste ortaya çıkacaktır.
Çözüm anlaşılacağı üzere yine sizde bitiyor. Bir fikir üretmede zorlanıyorsanız, o konu üzerinde değil başka konular üzerinde düşünün. Vücudunuzun dinlenmesine izin verin. Göreceksiniz ki bu geçen sürede kaybettiğiniz zaman, fikirler ile size geri dönecektir. Ben bu ilhamı müzikten almaktayım. Bu yazımda dahi her kelimenin arkasında bir düşünce ürününden çok, bir rahatlama söz konusu. Eğer bu yazıyı yazmayalım düşüncesiyle yola çıkmış olsaydım ilk paragrafta takılı kalacağıma emin olabilirsiniz. İşin özeti kendinize iyi bakın…








